bir nazım hikmet şiirinin içinde yaşamak
er ya da geç bir nazım hikmet şiirinin içinde yaşamak istiyoruz diyenler (18 kişi)
yorumlar, sorular, öneriler
1 2 Sonraki Sayfa >> Listelenen Kayitlar 1 - 10
bir nazım hikmet şiirinin içinde yaşamak konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.





HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN !
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil? diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, Ama senin için şunu yaptım derken o, şunu
yapmadın diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
Peki o ne yaptı deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. Acılara tutunarak
yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu
hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir
eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken
de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin
sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif
verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de
cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun
asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip
de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın
sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter
ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda
duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o
zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler
değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
NAZIM HİKMET
kızıl bayrak dikildi kürenin mihverine
mihverin kutuplarından çıkan en sivri yerine!
uzun ağır balyozları bellerine takarak,
keskin orakları güneşte şimşek gibi çakarak,
bekliyor pusu
proletarya ordusu!
sen de atla kızıl taya
hazır ol.
komsomol!
kavgaya!..
kavgada kuvvetli, dinç
bir ağrıdan gelen deli bir sevinç
sıçrar, atlar, köpüklenir, çatlar
kafan-da!..
hay-da.
beyaz orduları dumanlı ufuklar gibi önüne katan
dörtnal giden atının uzanan boynuna yatan,
yalın kılıç
bir kızıl süvarisin!..
gamın, kederin tüylerini bir kara tavuk gibi yol!
kuvvetli ol,
neşeli ol,
haydi komsomol!..
Kar kesti yolu sen yoktun. Oturdum karşına diz üstü seyrettim yüzünü gözlerim kapalı. Gemiler geçmiyor, uçaklar uçmuyor. Karşında duvara dayanmıştım Konuştum , konuştum , konuştum ağzımı açmadım. Sen yoktun... Ellerimle dokundum sana ellerim yüzümdeydi.
İçinde yaşayacağım şiir henüz yazılmamış olandır. *
hepimiz bu şiirin anlattığı gibi,anlattığı dünyada yaşamıyor muyuz ?!
Yasaklar dünyasındayım.
Yarin yanağını koklamak:
yasak.
Çocuklarınla yemek yiyebilmek aynı sofrada:
yasak.
Aranızda tel örgü ve gardiyan olmadan
konuşmak kardeşinle, ananla:
yasak.
Yazdığın mektubun kapatmak zarfını
ve zarfı yırtılmamış mektup almak:
yasak.
Yatarken lambayı söndürmen:
yasak.
Tavla oynaman:
yasak.
Ve yasak olmayan değil,
yüreğinde gizleyip elde kalabilen şey:
sevmek, düşünmek ve anlamak.
Işıklı büyük,ışıklı geniş ve sınırsız bir limana dümen suyumuzda sürüklemek denizi...
Nazım Hikmet'in şiirlerinde yaşamak,onu şiirleriyle yaşatmak...
annelerin okuduğu ninniden spikerin okuduğu habere kadar yürekte,kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı anlamak sevgilim o müthiiş bi bahtiyarlık anlamak gideni ve gelmekte olanı (bu şiir yaşanılabilecek en güzel yer osa gerek)
Ebede set çeken zulmeti deldim
Aşkı içten duydum, arşa yükseldim
Kalbten temizlendim, huzura geldim,
Ben de müridinim, işte Mevlânâ
Sararken alnımı yokluğun tacı
Gönülden silindi neşeyle acı.
Kalbe muhabbette buldum ilacı,
Ben de müridinim işte, Mevlânâ
Nazım Hikmet RAN
BU VATANA NASIL KIYDILAR?
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Onu didik didik didiklediler,
Saçlarından tutup sürüklediler,
Götürüp kafire: Buyur... dediler
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Eli kolu zincirlere vurulmuş,
Vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı Çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Günü gelir çark düzüne çevrilir,
Günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur:
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Nazım Hikmet Ran
24 Eylül 1945- Nazım' dan Piraye'ye -
En güzel deniz :
henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk :
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz :
henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
henüz söylememiş olduğum sözdür...